HAPİSHANELERDE TUTSAK KALAN İNSANLIĞIMIZ...

Açıklama No: 
419

 

HAPİSHANELERDE TUTSAK KALAN İNSANLIĞIMIZ...

HASTA TUTSAK TÜRKAN ÖZEN TECRİT İŞKENCESİNE KARŞI AÇLIK GREVİNDE

Behey uzaklarda yaşanan işkenceyi görmeyen gözlerimiz, hey dört duvar arasında olup bitene duyarsız kalan insanlığımız, tutsakların açlık grevi yapmasını bile kanıksayan bilinçsizliğimiz, cahil hafızamız… hapishaneleri unutan avukatlığımız,

Belki hapishanelerde her gün yaşanan zulümlerden sadece bir tanesi ama gördüğümüzü anlatmak da bize ödevdir… Size bir haberimiz var…

Müvekkilimiz hasta tutsak Türkan Özen, Uşak Hapishanesinde hükümlü olarak tutulan bir özgür tutsaktı. 6 Mart 2015 günü hastane sevki olduğu söylenerek kaldığı koğuştan çıkarıldı ve sonrasında hapishane idaresince Şakran Hapishanesine sevk edildiği söylendi.

Hapishane idaresi müvekkilimize yalan söylemiştir. Hiçbir neden olmaksızın müvekkilimiz sürgün edilmiştir.

GAZİ MAHALLESİNDE POLİS TARAFINDAN GAZ KAPSÜLÜ İLE BAŞINDAN VURULAN DENİZ GENÇ’E İLİŞKİN AÇIKLAMAMIZDIR:

Açıklama No: 
420

GAZİ MAHALLESİNDE POLİS TARAFINDAN GAZ KAPSÜLÜ İLE BAŞINDAN VURULAN DENİZ GENÇ’E İLİŞKİN AÇIKLAMAMIZDIR:

24 Mart 2015 günü sabah saatlerinde Gazi Mahallesi’ne “şafak baskını” yapılarak 1’i çocuk 12 kişi gözaltına alındı. Mahallelilerin sorunlarına çözüm bulmak için kurduğu Gazi Halk Meclisi ve çok sayıda ev arama adı altında talan edildi.

Mahalle halkı bu baskı ve sindirme operasyonlarını protesto etmek için saat 19.00’ da bir yürüyüş gerçekleştirme kararı aldı. 14 yaşındaki Deniz Genç’ te yaşadığı mahallede devrimcilere yönelik saldırı ve teröre karşı çıktığı için demokratik hakkını kullanarak duyarlı Gazi halkıyla beraber yürüyüşe katıldı. 

Yürüyüş başlar başlamaz polis, tomasıyla, akrebiyle, biber gazıyla, plastik ve gerçek mermileriyle halka saldırdı.

Saat 20.30 sularında, Deniz de Berkin’imiz gibi kendi mahallesinde, sol kulak arkasından biber gazı kapsülü ile polis tarafından hedef gözetilerek vuruldu. Başına isabet eden gaz kapsülünün şiddetiyle düşmesi sonucu alnını yere çarparak girdiği şokun etkisiyle bir bina girişine oturup beklemeye başlamış, tesadüfen oradan geçen bir müvekkilimiz Deniz’i hayatı riskinin olması endişesiyle Gazi Hastanesine götürmüştür.  Ancak kendisine sadece pansuman yapılarak “biz burada müdahale edemeyiz, Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne götürün, ambulans geç gelir, mahalle karışık” denmiştir. Bunun üzerine müvekkilimiz taksi ile Deniz’i söylenen Hastaneye götürmüştür. Bu sırada yaklaşık yarım saat geçmiş, Deniz bilincini kaybetmiştir. Saat 21.00 sularında Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne ulaşan müvekkilimizin tüm çabalarına ve ısrarına rağmen tedaviye başlanmamış, bilinci kapalı olan Deniz bu sırada kusmaya başlamıştır. Doktorlar tüm ısrarları “burada

Halka Ve Devrimcilere Karşı Hızlıca Keskin Yüzü Çevrilen Yasalarınız Ve Yargı Mekanizmanız Sizi Vuran Silaha Dönüşecek!

Açıklama No: 
416

Halka Ve Devrimcilere Karşı Hızlıca Keskin Yüzü Çevrilen Yasalarınız Ve Yargı Mekanizmanız Sizi Vuran Silaha Dönüşecek!

AklınızdaTutun;Adaletsizliğinizin Altında Kalacaksınız!

Büromuz avukatı Aytaç ÜNSAL hakkında, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı  AKP İstanbul İl kongresinde, "Berkin'in katilleri yargılansın / Adalet istiyoruz"yazılı pankart açtıkları için iki Dev-Genç’liyi tutuklayan hâkime "Bu nasıl adalet? Böyle tutuklama mı olur? Talimatla hareket ediyorsunuz" dediği gerekçesiyle soruşturma açıldı. AKP’nin devletinde yargı mekanizması böyle çalışıyor, şaşırmadık.

Halka karşı suç işleyenlerin suçları haykırılınca yargı, son derece hızlı davranıyor. AKP yargısının ne zaman bu kadar “hızlı” çalıştığına ne zaman kapıduvar olduğuna dair birkaç örnek hatırlayalım;

Polisin Cinsel Tacizle İşkence Ettiği Ülkede Başka Neler Olur? AKP’nin Polisi Ahlaksızdır.

Açıklama No: 
415

Polisin Cinsel Tacizle İşkence Ettiği Ülkede Başka Neler Olur?

AKP’nin Polisi Ahlaksızdır.

“İç Güvenlik” Yasa Tasarısı Daha Yürürlüğe Girmeden Onur Kırıcı Aramalar, İşkenceler Keyfilikler Arttı

25.02.2015 tarihinde Çağlayan Adliyesinde, anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek suçlamasıyla yargılanan devrimci Sultan IŞIKLI’nın duruşmasını izlemek isteyen altı müvekkilimiz, Cunta dönemini aratmayan fiziksel ve psikolojik işkencelerle karşılaşmışlardır.

Müvekkiller gözaltında bulundukları sürenin her aşamasında saldırıya uğramışlar; saldırı Adliye binasında başlamış,  Adliye Karakolunda beklerken, hastaneye götürülürken yolda, Haseki Hastanesinde, Vatan Caddesindeki Emniyet Müdürlüğü bahçesinde araç içinde saatlerce ters kelepçeli tutulmak suretiyle işkence edilmiş, nezarethanede de işkence değişik şekillerde devam ettirilmiştir.

Pozantı, Şakran, Muğla… Çocukları “Terbiye Etme” Yöntemleri: Dayak, İşkence, Tecavüz…

Açıklama No: 
414

Pozantı, Şakran, Muğla…

Çocukları “Terbiye Etme” Yöntemleri: Dayak, İşkence, Tecavüz…

“Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne

allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar

oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında

dünyayı çocuklara verelim

kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi

hiç değilse bir günlüğüne doysunlar

bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı

çocuklar dünyayı alacak elimizden

ölümsüz ağaçlar dikecekler”

 

NAZIM HİKMET

AKP HÜKÜMETİ HAPİSHANELERDE “10 KİTAP BULUNDURMAK HÜCRE DÜZENİNİ BOZAR” GEREKÇESİYLE SALDIRIYA HAZIRLANIYOR

Açıklama No: 
413

AÇIKLAMA NO:413

 

 

AKP HÜKÜMETİ, HAPİSHANELERDE “10 KİTAP BULUNDURMAK HÜCRE DÜZENİNİ BOZAR” GEREKÇESİYLE SALDIRIYA HAZIRLANIYOR

F tipi hapishanelerin tecrit hücreleri olduğunu ve tutuklu ve hükümlülerin maddi ve manevi bütünlüklerini parçalamaya yönelik bir treatman yöntemi ile yönetildiğini on beş yıldan beri söylüyoruz. F tipi hücrelere girmemek için siyasi tutsaklar hapishane katliamlarında ve ölüm oruçlarında 122 şehit vermiş ve yüzlerce insan bu sebeple sakat kalmıştır.

F tipi tecrit hücrelerinin nasıl akla ve insanlığa aykırı bir usulle yönetildiğini ve bu yönetimin yalnız hapishane idaresi ile ilgili olmayıp bir yönetme anlayışı olduğunu geçtiğimiz günlerde yayınlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile bir kez daha görmüş olduk.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Üyesi Kamu Emekçilerine

Açıklama No: 
412

Açıklama No:412

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Üyesi Kamu Emekçilerine

Halkımıza Ve Müvekkillerimize…

Avukatlık sözleşmesine dayalı olarak, yaklaşık 3 yıllık süre boyunca Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) hukuki danışmanlığını ve savunmanlığını yürüttük. 31.12.2014 tarihi itibarıyla KESK yönetiminin tek taraflı kararıyla konfederasyon ile büromuz arasındaki avukatlık sözleşmesi sona erdirilmiştir. Bugün itibariyle de karşılıklı hak ve yükümlülükler tamamlanmış bu durumun açıklanması gereği doğmuştur.

Birlikte çalıştığımız dönem boyunca avukatlıklarını yürüttüğümüz kamu emekçilerine, bağlı sendika ve konfederasyon yönetimlerine teşekkür ederiz. Ülkemizdeki kamu emekçileri mücadelesinin bu önemli ve zor döneminde birlikte çalışmak bizler açısından çok değerliydi.

 

HALKIMIZ, HER BASKINDA, HER SALDIRIDA BİZİ ARAYIN!

Açıklama No: 
411

ÇAĞRIMIZDIR!

HALKIMIZ, HER BASKINDA, HER SALDIRIDA BİZİ ARAYIN!

Faşist AKP diktatörlüğü, baskıyı artırmak, halka dönük savaşı büyütmek için yeni yasal düzenlemelere başvuruyor. Bu düzenlemelerden medet umuyor. Yasal düzenlemeler ile krizi aşacağını, rahat yönetebileceğini umuyor.

Bundan sonra yeni saldırılar, yeni hak ihlalleri, yeni baskınlar, gözaltı ve tutuklamamaların yaşanacağını aşikârdır. Gerici kabul ettiğimiz kendi yasalarını bile askıya alacak, çıkarları neyi gerektiriyorsa öyle davranacaklardır...

"Birini arıyoruz" bahanesiyle gece yarıları evlerimizi basmaya devam edecekler, "beni tehdit ettin", "bana ters ters baktın" diyerek insanların üstlerini ve eşyalarını arayacak, gözaltına alacaklar. Hâkim ve Savcı kararı olmadan gözaltında iki gün tutabilecekler.

YİNE AYNI SENARYO! AKP'NİN POLİSİ, ÖNÜNE GELENİ HEDEF GÖSTEREREK, YALAN HABER YAPTIRIYOR. MÜVEKKİLİMİZİ HEDEF YAPMANIZA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ!

Açıklama No: 
410

YİNE AYNI SENARYO!

AKP'NİN POLİSİ, ÖNÜNE GELENİ HEDEF GÖSTEREREK, YALAN HABER YAPTIRIYOR.

MÜVEKKİLİMİZİ HEDEF YAPMANIZA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ!

 

Artık sık sık karşılaştığımız, "vaka-i adiyedene" dönüşen bir durumla yine karşı karşıya kaldık. Polise ya da AKP iktidarını temsil eden herhangi bir yere yönelik silahlı ya da bombalı bir eylem yapıldığında, eylemi önleyemeyen, eylemciyi yakalayamayan polis ne kadar başarılı ve kahraman olduğunu göstermek için hemen bir senaryo uydurur. Eylemcinin kimliği tespit edilmiştir, eylemci de bir süredir takip edilmektedir ama eylem nasıl olduysa önlenememiştir, ancak polis büyük bir başarı örneği göstererek eylemcinin kimliğini tespit etmiştir, ensesindedir, eylemcinin yakalanması an meselesidir. Boy boy fotoğrafları yayınlanır, yalan yanlış bir sürü "bilgi" sosuna bulandırılımış bir haber servis edilir... Sonuçta insanların her an "ölü olarak ele geçirilme" yani katledilme tehdidiyle karşı karşıya kaldığı bir komplo teorisi çıkar ortaya.

 

Bugün de benzer bir durumla karşı karşıyayız. Bu kez komplonun hedefindeki kişi müvekkilimiz Harran AYDIN'dır. Müvekkilimiz Harran Aydınyaklaşık 2,5 yıl önce de - 11 Eylül 2012 tarihinde Gazi Karakolu'na yönelik bombalı eylemden sonra- benzer bir komplonun hedefi haline gelmiş, hakkında canlı bomba olduğu yönünde yalan haberler yapılmış, fotoğrafları da yayınlanarak müvekkilimiz hedef haline getirilmiştir.

DOLMABAHÇE EYLEMİNDEN ÖTÜRÜ TUTUKLANAN MÜVEKKİLİMİZ FIRAT ÖZÇELLİK İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

Açıklama No: 
409

DOLMABAHÇE EYLEMİNDEN ÖTÜRÜ TUTUKLANAN MÜVEKKİLİMİZ

FIRAT ÖZÇELLİK İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

 

Müvekkilimiz Fırat Özçellik 02.01.2015 tarihinde işkenceyle gözaltına alınmıştır. 03.01.2015 tarihinde tutuklanarak Metris Hapishanesine gönderilmiştir.

Basında müvekkilimizin kanser hastası olduğu vb. haberler yapılmıştır.

Ayrıca polis tarafından, basına müvekkilin aklı dengesinin yerinde olmadığı yönünde yalan bilgiler verilmiştir. Bu nedenden dolayı tahliye başvurusu yapılıp yapılmadığı basın mensupları tarafından büromuza sorulmaktadır.

Müvekkilimiz hakkında verilen bu bilgiler gerçek değildir.

Müvekkilimiz kanser hastası değildir.

Müvekkilimizin akli dengesi bozuk değildir. Büromuzca bu nedenden dolayı hukuki bir başvuru yapılmamıştır. Aksine savcılık ve sulh ceza hâkimliğinde  “ben cephe savaşçısıyım. 570 gündür Berkin Elvan’ın katillerinin bulunmaması sebebiyle adalet istiyorum. AKP iktidarı saraylar yapıyor ama katilleri bulmuyor. Katiller yüzleri belli olmasına rağmen bulunmuyor. Nasıl adalet, nasıl hukuktur bu? Katiller bulunmadığı sürece yeni savaşçılar çıkacaktır” şeklinde beyanda bulunmuştur.